hİÇ
Birkaç kelime...
Ve gece olur, kalkılır gecenin "nasihat" verdiği bir zamanda ebru
teknesinin basına. Ne olur ne olacaktır bilinmez, zaten bu değimlidir
ki hayatın ta kendisi ?
Boya kavanozunun içersinde Saat kavramına ters yönde çevrilir fırça,
Tekne uykulu, boyalar uykulu, sizin uykusuzluğunuzla ve naz eder
açılmak için boyalar suyun üzerinde. Susamış tekneye biraz su,
sıkılmış boyalara biraz öd katılıp tüm dertler, gamlar ve kasvetler
cüzi irademizle atılır suyun üzerine, ne olacağı bilinmezcesine,
istedikleri gibi hareket ederler ve sonrasında ise külli irade ile
teknenin dediği olur hayat bize ne çıkarır işte onu bilemeyiz kâğıda
almadan önce.
Hayatın renkleridir biraz toprak boya biraz su ve fırça. Sözün bittiği
yerde serilir bir kâğıt suyun üzerine, sorduğumuz tüm soruların
cevaplarını alırız o kâğıt parçasında.
Hayat sorduğumuz sorularla ilgilenirken, bizde saadet e dalarız;
tekne, su, toprak ve renkler ile...
sevgilerimle..
Haluk Kürkçüoğlu
Tue May 29, 2007 10:13 "saruhanlı "
________________________________________
yavaş yavaş sallanıyor yapraklar ağaçlarda...
gölgeler asıllarını taklit edip, suret yaratıyor kimi yerde kimi duvarda. rüzgar
, yürüdüğüm yollardaki çakıl taşları, bakışlar , bakışmalar , fren yapan
araçların çıkardığı sesler, makamı uydurmaya çalışan imam, yoldan geçen deli
dedikleri recep abim'in "tüü" demesi... yüzüme vuran far, bir şey anlatıyor
bir+şey+ler anlatıyor ....
Haluk Kürkçüoğlu
12 Haziran 2008 "Saruhanlı " 01:01
"hiç"
________________________________________
günlerden bir gün, çimenler ıslatırken... Tünel kazmaya başladım ,, amaç bir kaç
hatıra bırakmaktı kordon da ...
13 haziran 2008 çarşamba "iz+mir"
"hiç"
________________________________________
Herhangi bir geceden farklı anlar yaşamakta insan. Kavgasının sürdüğü,
mücadelesinin devam ettiği bir zaman sanırsam bu? Ve içimden bir ses yaz dedi
bana;
Bir sürü kavram, bir sürü ifade hepsini biriktiriyorum. “Eli kalem tutan her
kesin bir şeyler yazması lazım” lafı dahi gerçek ifadesini yitirmiş durumda.
Tuşlara basmak ile meşkul oluyoruz bu zamanlarda.!
Artık sadece beni benim gibi insanlar anlayabilir demekten başka bir çıkış
noktası kalmıyor. Bu âlemde demek yerine bu düzende artık insan bir taraf ya da
bertaraf olmak durumunda o yüzden diyorum ki; birisine bir şeyler anlatabilmek
için o kişi olmak lazım. Beni de ancak benim gibiler )anlayabilir diye
düşünüyorum. (Benlik hem iyi bir şey hem de değil
Bakış açısına göre değişen bir büyüklükte; kendi küçüklüğümü ve akabinde bana
hissettirdiği büyüklüğü yaşarken “hiç” de kasmıyorum kendimi adam olmaya
çalışıyoruz her zaman.
İşte bahsedildiği gibi her şey bir “hiç”
Saat olmuş 00.00
H.k
-----------------------------------------------------------------
Her gece, her zaman, her insan biraz daha yaklaşıyor kendine…
Her gün biraz daha anımsıyor geçmişini.
Yalan kabul etmez benliğinde kendi olma mücadelesinde.
Binlerce, düşünebildiğince konu
Belki bir şiir, belki bir deneme ile dökülüyor bu satırlara.
Anne baba derken, arkadaşlar, akabinde sevgililer giriyor hayatın merkezine.
Kendi aklım hiçbir şeyde değilken, her şey üzerime üzerime yıkılıyor her an,
herkezce
Katlanıyoruz…
Önce hissediyoruz, sonra.
Dolu dolu duyuyoruz,
Dolu dolu görüyoruz
Dolu dolu seviyoruz,
Dolu dolu katlanıyoruz
Dolu dolu oluyor her şey.
Ve hiçbir şeyden kurtulamadan kendi kendimizle kalıyoruz…
"Hiç"
________________________________________
Küçük dünyamda, kendime büyük problemler yaratırken buluverdim kendimi.
Dünya da taş taş üstüne gelse de değişmeyen, doğrulardır… Ayak rakımına kadar
inmiş, el üstünde tutulan sanatlarımız, doğrularımız (doğru bildiğimiz ),
haysiyet ve şereflerimiz, bazen isteyerek bazen mecburen, olmuş bir şekilde
yapılmış ve yapılan yanlışlarımız.
Yanlış yapmak “yanlı” olmaktan gelir…!
Yanlı olmayarak değil, yalın (yalın olmak ta = yalnızlıktan gelir) olarak, aksi
ispatlanasıya kadar doğruları her zaman söylemeye devam edeceğim.
Yalın ve yalnız kalarak.
25.10.2008 02.14
“Hiç”
________________________________________
Gün doğmadan uykulu gözlerle duyulan horuldanmalar
Kaynamış suya sevgiyle atılan, çatlatılan yumurtalar
İnsan bazen düşünüyor yakınlıkların ne kadar uzak olabileceğini?
Bazen de uzaklıkların ne kadar yakın olabileceğini düşünüyor…
Böyle karmaşık ve yalın bir zamanda
Karşılıklı yalnızlıklarda, yalınlıklarda...
Uzak yakınlıklarda...
Yakınlıklar ne kadar uzak olabilir ki?
Yakınlık nerden gelir birde bu soru geliyor insanın aklına :)
Her neyse her şeyse
Aynı çatı altında özverilerin, sevginin kıskacında olmak var
Şaşkın bir gecenin akabinde yaşasın yuppi li zamanlar
Alan kodu 232 li zamanlarda
İyi ki varsın 366 ile başlayan arkadaş
16.11.2008-01:33
“Hiç”
________________________________________
Güne sabahtan başlamak gerek;
Pikeleri katla, çöpleri dök, terlikleri dolaba koy, bulaşıkları yııka
Ve bin türlü anının üzerine kapıyı çarp…
Yalnızlığın tam ortasında vur kendini kilometrelere
Bu gece, her gün gibi…
Birkaç kaç dostluklar davet ettim gönlüme, çoğu gecedeki gibi
Ne kadar konuşulsa ne kadar yazılsa insan yine olmak istediği gibi
"Hiç" ...................
________________________________________
bitti Pire oldu;
kendimi tekrarımdan çekinerek kısa kesiyorum ;
olay bir kat'ı eserinin "bit" tiğini belirten bir mesajın gönderilmesi ve alınan
cevaptan ibarettir.....
________________________________________
27.11.2008 de başlayan;
Kendi kendimle uzayan giden bir zamanda dostlarla karşılaşılan bir zaman dı
benim için. Paylaşımların bol olduğu, özlemlerin içte yer ettiği zamanlar.
Kimler yok tu ki her kez oradaydı. N.p.y den tutun da N.a’na kadar her kez
oradaydı. Çok sevgili, kendinden fazla karşındakini düşünebilenler vardı bu
gece....
________________________________________
HİÇ SOLUK OLMADAN YAŞAMAK LAZIM DER ERENLERDEN BİRİ,
RABBİM YALNIZLIĞIM KADAR KALABALIKLAR BAHŞEDECEK BANA BİR GÜN. BU ÖYLE BİR ŞEY
Kİ ; YAŞAMA SEVİNCİ UMUDU HER ŞEYİYLE…
________________________________________
Nefes almak ile nefes vermekten vaz geçeceğim zamanlar yakındır herhalde. Yada
bu kelimelerin dizilişleri bir başka yerde başka şekilde değişerek kendini ifade
ederek keşke ler iyi kiler e dönüşecektir.
Düşüncelerimin, hastalık ve alışkanlık olma tehlikesinde ifade ediyorum
bunları….
Bin türlü sevgilerde tek kalmak
Bin türlü dostlarda terk edilmek
Bin türlü sevgililerde yalnız kalmak.
Yaz yaz bitmez…..
Lakin yaşıyoruz ya hepsi olacak bunların elbet
Duruşumuz bellidir evvel tanrımız…
Bu olup bitenlere vicdanım gönlüm el vermiyor iyi ki vermiyor
Gönlümüzle aklımızın bir olma dileğiyle…..
23.01.2008 03;03
________________________________________
her kelime bin hesap sorma gibi kendimden kendime,
her hesap soruş yalnızlığımızı pekiştirmek gibi.
bizim gönlümüz herkese açık iken,
bilginin ortada olmasından dolayı yalnızlık ta bize yakıştırılan bir şey.
kim ki kalabalıklar içerisinde yalnız kalabiliyorsa,
o çok sade bir kalabalıkladır.
maksadımız yalnız lığımızı yaşamak tatmin olmak kendimizi bir şey sanmak ....
01:52 26 ocak 2bindokuz
Tanrının eli ne kadar şefkatliyse, bizimde sevgimiz de o kadar şefkatlidir elbet.
“İnsan ne için yaşar? ” derken kendi kendimize hesap vermek durumundayız.
Cevap veriyorum;
Haysiyet ( izzetinefis ) ve şerefi için yaşar…
Haysiyetsiz yaşamaya yaşam derseniz, zaten bu yürek çat diye çatlar.
Bu yüreği sağlam tutmak için, bu âlemde ve olanlar karşısında taş gibi olmak lazım.
İnsanın kim olduğunu, nereden geldiğini unutmaması lazım.
Hepimiz bu dünyada misafiriz…
Sevgiler…
27 şubat 2009 01:21 Saruhanlı
Hayata fazla kapılmamak gerek
hiç bir şeyin tutkunu (müptelâsı) olmamak gerek
bazı şeylerin üstesinden gelmek için "koyver" (teslim olması) gitsin demek gerek
7 günden fazla tatil yapmamak gerek
Ebrû ve Kâtı yapımlarına fazla ara vermemek gerek
İnsanın zaman içinde kendini düşünüp dikkat etmesi gerek (yaşlanıyoruz)
yalnız bırakıp yalnız kalınması gerek
kimin zibidi kimin adam akıllı adam olduğunu söyleme cesaretini kendinde bulmamak gerek
çok şey gerek
hiç de karar kılmak gerek
böyle abuk subuk yazılar yazmanın gereksiz olduğunu bilip, bıkmadan usanmadan yazmak gerek....
anlayana...
h.k 28.07.2008 st: 02;05
canım (ruhum) ebrû yapmak, kâtı kesmek ister
haydar haydar...
(kırklar sofrasında dara düş oluyorum sanki :)
insan hep ister, ister de ister
gecenin bu zamanlarına yazmak çizmek, düşünmek ister
ister de ister
güzel bir şey yaptığında taktir almak ister
insanlar çok şey ister
hiç bir şey yapmasa da bu tip şeyler ister.
gerçekte yapmak takdiri getirir de kafada yapmak bir türlü o takdiri getiremez....
sonumuz; ya düşünceler olacak, yada düşüncelerimiz olacak .....!
bu alemde herkesin kendi olması dileğiyle
vesselâm
03:42 15 ağustos 2009 cumartesi
dÜş+ünebildiğim imkansızlıklara çok yAk+ınım.
yalansız mazeretlere uzak.
sevgi dolu akıl yetmezlikleriyle zaman zaman karmaşa içerisindeyim
bâki olanın arkasında 1 an durmaktansa, sonsuza kadar durmaya ant içmişim
bu alemde kendimi hiç zannederken patlamaya hazır, namluya sürülen fişek olarak bulmuşum
paylaşımlarımızın anlamsız olduğu hatta bazen inançsızlaştığımız anlarda o minarelerden yükselen seslerle kendimize dönüşlerimiz
yada bir fotoğraf makinesinin hikayesini dinlerken tüylerimizin diken diken oluşu
yada bir reklamda gülümsemek
bir filim (film değil filim) müziğinde ağlamak 19:19 ları 00:00 ları yakalamak
hayatını adadığın duygularında, inandığın davalardan zevk almamak mümkün mü?
bu alemde senden daha beter olan insanlara sırt verirsin arka çıkarsın yükünü hafifletirsin
insan kendini bir şey zannederken bir bakmış ki birçok şey olmuş
bunun zevki biter mi ey insan oğlu?
sev varsan, sen varsan " her" "hiç" " hep" var...
hâl böyle iken
develer berber iken
ben anamın koynunda tıngır mıngır sallanır iken
ne oluyor, neler oluyor derken ....... ;..)
02:10 23.10.2009 günlerden kimkibu
Konuşmak kolay, dinlemek zor.
Bilmek kolay, anlatmak zor.
Düşlemek kolay, yaşaması zor.
Önünde durur bir yalnızlık yalınlığıyla, aşağılarcasına akıtır göz yaşlarını
Hissedilenler midir olanlar, hissettirilenler mi ?
Kurban olduğum rabbim...
Rahman ve Rahim.
Biz yalnızlıktan bahseder iken, yalnızlıkla yalın bir dostluk, bağ kurmuşuz.
Farkında olupta değil, farkında olmadan sevgililer edinmişiz.
Kendilerimize iki cihanda birlik.
Çok cihanda teklik ile paylaşmalı yalnızlıklarımızı.
Birlik biziz, yalnızlık biziz, biz kimiz ?
Biz yalnızlık mı, yalnızlık biz mi?
keser döner sap döner, gün gelir hesap döner ....
19 mart 2010 Cuma 02:55 bahriyeüçok
yazmalıyım yazacağım yazıyorum 19 mart 2010 cuma 03:10 Kainat bizim
gelin afakanlar gelin
09,04,2010 04:06
1197531234843517911
014320101605
pazarcılar odasındaydım bu gece
ne kadar doğru varsa dostluk varsa içime çektim uzun uzun
aldığımız nefes kadar gerçek ve doğru olabilseydi her şey
maalesef öyle değil
biz doğruyu ve dostluğu çektik içimize
zehirleniyor muyuz ne ?
biraz isyanda lazım bunun yanında, nede olsa her şey kendinden kendine değil mi haluk
yaz yazabildiğince
biz sanatçı filan olamamışız demek ki yazmakla olmuyor konuşmak söylemekle olmuyor bu işler
icraata geçmek lazım
bu yazıların yazıldığı gecelere bir bak!! hepsi birbirinin aynısıyken , sen hala kendi kendine yazıyorsun
tamam söz uçar yazı kalır ama nereye kadar sen yine yaz yaz da..
Tanrım benimle bu minicik hayatımda büyük oyunlar oynuyor benimle...
05,06,2010 Saruhanlı 02,59
bir uçurumdan diğer bir uçuruma yada bir sığlıktan başka bir sığlılığa
sen kurtuldum derken bu düşüncelerinden
hiç farkında değil misin başka başka düşüncelerin seni alı koyduğunda
dizlerin titrer oflayıp puflarken bir bakmışsın dizlerin yine titrer oflayıp puflarsın
hiç yok, hep var aslında, her sorun bir çözüm gecenin ardında gündüz gibi bir şey,,, nereye gideyim desen oradan gelirsin
hep aynı hiç aynı değil yada hep farklı hiç aynı değil gibi
şehrin ışıklarından kaçmak o şehri yok etmiyor
içinde olduğun şehri de yaşamak seni pek değiştirmiyor
kısacası bu yazılar buraya farklı şekilde yazılabiliyor olsaydı da insan yine fıtratını yaşıyor
mutluluklara sıkıntılara geceyle gündüze inandığın kadar kendine inanacaksın., inandığında; tercih yaptığında,,
gecelerde gündüzlerde mutluluklarda sıkıntılarda kayboluyorsan , ne mutlu sana.
bu yazıya biz zaman eklemek hoş olur :) 10.01.2012 Saruhanlı
Zaman, zamanin daraliyo haluk
26,07,2010 03,16,14
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
yücel can 27 Ağustos 2010, 11:18 yer: kainat.
Saruhanlı Cumhuriyet Savcılığına
Saruhanlı
0543 …….. numaralı Gsm abonesiyim. (hattı eşim kullanmaktadır)
Telefonumu 0546 ……. ve 0544 ……. numaralarından rahatsız edildiğim için
şikâyetçiyim.
Eşime sözle tacizde bulunuyorlar.
Yasal işlemlerin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
Adres: bir dost
kainat
Not: biz sevdiklerimizle birlikte oldukça önemli insanların önemsiz sorunlarıyla
karşılaşabiliyoruz. Demek ne kadar karşılaşmıyorsak da bir gün bizi yakalıyor
dostlarımız. Tost olsa da karnını doyurduğun aslında dosttur.
İlk defalara dikkat çekmek lazım, ilklere değil ilk defalara. İlk var, birde ilk
defa var. (çık işin içinden hadi bakalım, çıkarsan beni de çıkar )
Her “defa” bir tekrardır!
Her “ama”’da olduğu gibi!
Hayatımızda hiç yokların hayatımız olduğu
Hayallerin alışkanlık olduğu
Her hayalin bireysel olduğu
Ortak noktaların bireysel olabileceği umudu ile…
Nasıl ki bu dünya sevgi üzerinde dönüyor;
Hoş gör sevdiğim mahşerde karşılaşacağız…
Eğer dünyada ölüm varsa
( ki var ( şimdiye kadar) )
Dünya yoktur
Dünya nimetlerine taktıysan
Ahret yoktur
- dünya varken ahreti düşünüyorsan, biraz bocalarız…
Olsun
Teslim olmak, vekâleti vermek lazım
Artık vekâlet sahibinindir hüküm.
Hüküm tanrınındır.
Tanrı derim çünkü
İnsanlar yüce rabbimi kabul etmeden önce;
Taptıkları putlara Allah diyorlardı.
27 temmuz 2011 00:25
yalınlıkla yazıyorum..
yalnız yazıyorum ""
uzun bir yazı olacak vesselam :)
kendimizi tüketiyoruz, hepsi bu ..
yanlış diyen beri gelsin.
"beri"-" geri " anlamında bir şey sanırım.
toparlıyorum ;
"sonucu belli olan bir hayat , sınav mıdır?"
29,07,2011
nefsinin yapmana izin vermediği bir "iyilik" (iyilik-olması gereken şeyler) bir gün vicdan azabı olarak bize geri dönecektir.
Allah yardımcımız olsun
sen sade yaz dedi bana ...
eğer varsa "iç"-"in"de bir cevher olur mücevher
olmadı içinde bir cevher ,kalırsın tozlu paslı bir cevher
tam değil eksik
var olan la eğleniyoruz kimi mutlu kimi mutsuz
her şey zahiri ve batini :)
ben birini seçiyorum ikisi de hak değil midir?
(pazar tatilinden ertesine selam olsun)
09,01,2012 pazartesi
İnsanın bir duruşu , kavgası, inadı, tabuları olmalı . zevkleri renkleri olmalı . insanın duyguları olmalı , insanların verecek elleri görecek gözleri söyleyecek sözleri olmalı , insanın aşka giden yüreği olmalı, şüphelerine alacak cevabı olmalı. dem e den "demeden" anlaşılacak dost arkadaş sevgili dedikleri olmalı .
var ki bunları bana yazdırıyor...
erken oldu biraz :)
01,13
10 ocak 2012 salı
kişi yapmakta olduklarına en büyük değeri vererek zuhur etmeli....